İlkbahar mevsimi
Vakit akşam,
Radyoda güzel şarkılar
Öylesine hüzün veriyor ki insana
Unutulması güç hatıralar.
Gökyüzünde ay ışığını yutmuş koca koca bulutlar
Tabiat karanlık
İnsanlar küskün bana
İnsanlar karanlık
Ve bütün bu karanlıklar içinde
Bir ben varım;
Darmadağınık.
Sana olan aşkımı ispat etmek istedim
Buna fırsat kalmadı
Bak! Şairliğimi Tanrı bile kabul etti
Şu anda minareden
Alabildiğine bir ezandır yükseldi.

Sensizliğe çağırıyor beni
Sensizlik kötü,
Sensizlik zor,
Sensizlik artık yeter
İnan ki Gül’üm
Sensizlik ölümden de beter.
Dün yine postacıyı bekledim saatlerce
Bu postacıyı beklemek değildi ki;
Bir zarfı,
Üç beş satır yazıyı bekledim
Ümitle, hırsla, arzuyla
Bekleyişim boşunaymış ne yazık!
Şimdi postacı bana ne diyor biliyor musun ?
“Ne haber bağrı yanık ?”
Elâleme rezil etme beni,
Ne olur mektup yaz artık.
Gün doğunca sabahları,
Uyandırır beni serçe kuşları
Sevmez oldum.
Sevmez oldum
Sensiz geçen baharları.
Oysa sen varken,
Yaşamak var,
Aşk var,
Bütün mutluluklar var
Yalvarırım gel,
Hiç bırakmadan sar.

Şu anda yıkığım, yalnızım efkârlıyım
Düşünmekte zor, beklemek kadar
Küçüklüğümüz geliyor aklıma;
O zamanlar ne hoştu, ne güzeldi bahar
Kurduğumuz salıncaklar sezerdi aşkımızı
İctiğimiz sular,
Kokladığımız papatyalar.
Sen yanımda olmadığın zamanlar,
Dökülürdü tane tane gözümden yaşlar.

BUNA ŞİİR DENMEZ,
AYRILIK DESTANI YAZDIM BİLİYORUM.
BERABERLİĞİMİZİN DESTANINI YAZMAK İÇİN
SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM.

YIKINTI
Şiir Kitabı
Hazan Yayınları
Polatlı 1970